GEL GİT AKLIM
Gel git aklım,
Unuttuğundan da fazlasını bıraktı geride. Bıraktı, çünkü… Belki de çünküsü yoktu. Bir neden aramanın bir anlamı yoktu. Bıraktıkların, saç tellerinin kırılan ucu gibi. Her biri bir anı, bir insan, bir an, bir duygu. Kesip attığın ve belki de daha kötüsü, bir kenara fırlattığın.
Dur bir dakika. Ya umudum? Ya ümidim? Ya bunu da unutursam? Tüm yaşam sebebim bir umut değil midir? İnsan sadece bir umuda emanet etmez mi şu uzun fakat küçücük yaşamını? Eder. Hem de nasıl eder. Bazen sadece bir umut yaşatır insanı. Bir yaşam, bir umuda işte bu kadar borçludur. Ve de mahcup. O yüzden etmelidir, umut. Hatta ta kendisi olmalıdır umudun. Işık saçmalıdır bu duyguyla. Saçmalıdır ki, umudunu kaybetmişlere yeniden bir umut tohumu ekebilsin en derinlerine. İşte böyle doğacaktır yaşını almış tüm insanlar. Var olmak, bazen başka bir yaşamın umuduna sığınmaktır. Endişe etme, o ışık tohumunun sahibi bulacaktır seni. Biz şimdilik sadece umut edelim.
İşte her şeyi unutur da aklım, bir bunu hatırlamaktan vazgeçmez.
Bir umudu geçip gitmek… Ne büyük sorumluluktur.
Dile ve umut et insan.
Et ki, yaşamın sonsuz olsun…
One thought on “GEL GİT AKLIM”
Benim umudum Kardelen. Karda açan çiçeğim. Kış vakti kucağıma doğan güneşim.