Browsed by
Tag: güneş

YANSIMA

YANSIMA

Enki’den gelir ademin düzeni
Sistemin şahane güzelliği
Derin suların bilinmezliği
Sınırların keskin çizilişi
Kendisinden bilinir.
Nisaba’dır Enki’nin anti tezi
Yabana atma kendisini
İki kelimeyi bir araya getirişin
Muhteşem geçişkenliğin
Adamına göre muamelen
Kendisinden bilinir.
Enlil’den gelir atmosferin sonsuzluğu
Mavinin binbir güzel tonu
Her şeyin aşırısı dediğin
Bir türlü sınır çizemediğin
Pek de insan sevmeyen halin
Kendisinden bilinir.
Nergal’dir git git diyen
Attığın her adımda orada olan
Bir davranışın bir hareketin
Bir de enerjini neye harcadığın
Kendisinden bilinir.
İnanna’dan gelir savaş dediğin
En yakın cephe yataktır güzelim
Saçın başın makyajın
Bir de gel gel diyen yanın
Kendisinden bilinir.
Ereshkigal’dir yer altının kraliçesi
Bilinenin aksine pek duygusal değildir kendisi
Her şeye adapte olan halin
Özgeci bir anneliğin
Çürümenin ve ölümün ta kendisi
Bazen korkulu halin bazen gizliliğin
Kendisinden bilinir.
Utu’dur günün aydınlığı
Güneşi ışığı
En sıcak samimi halin
Gözle gördüğün her şeyin
Aydınlatabildiğin her köşen
Kendisinden bilinir.

SANDAL

SANDAL

Bir Sandal olsam
Küreklerim çekse beni
Açık ufuklara
Sarıdan çalan mavilerin yüzeyinde
Çatlasa bir yanım
Ufaktan su alsam
Varsam tadına tuzlu suların
Ne batışım umrumda olur
Ne ölümüm
Yüzeyinde kalmak yetmez bana
Derinlerine inmek
Denizin mavisini içime almam gerek
Güneşi izlemek yetmez bana
Isıttığı suyun tadına varmam gerek
Ağaçtan kalbim
Dayansa da bu batışa
Vuracak elbet bir sahile
Taştan kumsalın eteklerine
Parçalanmış da olsam
Varacağım tüm güzelliklerin elbet tadına

BEKLİYORUM

BEKLİYORUM

Bekliyorum şimdi,
İçimde sönmüş bir ışığı.
İnsan gördükçe aydınlanan,
Bir florasan gibi
Bekliyorum şimdi.
Kurumuş bir ağaç gibi
Yeniden filizlenmesini.
Tam oradan büyümesini.
Belki bir çiçek açmasını,
Bir meyve vermesini,
Bekliyorum şimdi.
İçimde kurumuş bir kökün
Toprağa yeniden bağlanmasını
Dallanıp budaklanmasını
Sönmüş bir ışığın
Yer altında yeniden canlanmasını.
Benimle gün yüzüne çıkmasını
Bekliyorum şimdi.
Güneş gibi parlayıp
Günümü aydınlatmasını
Ay gibi geceme konup
Yoluma ışık olmasını
Bekliyorum şimdi.

FELEĞİN ÇEMBERİ

FELEĞİN ÇEMBERİ

Ben seni Venüs gibi sevdim,
Hoş, nazik, güzellikle.
Merkür gibi konuştum seninle,
Yüzeysel ama bilgili.
Ay gibi bağ kurdum seninle,
Anne şefkatiyle birlikte kadınsı.
Mars gibi cesaret ettim sana,
Koşarak geldim yanına.
Jüpiter gibi büyüttüm seni içimde,
Sana koşan adımlarımı da.
Satürn gibi yaşlanmayı seçtim seninle,
Birlikte bilgece öğrenmeyi.
Güneş gibi parlamaya çalıştım seninle,
Egomu yenip ruhumla gelmeye.
Feleğin çemberinden geçtim,
Sen diye diye.