Browsed by
Tag: Mystic

BENDEN SANA

BENDEN SANA

Bir şarkı açtım
Seni düşündüğüm
Gökyüzü karanlığına kavuşurken
Sana nasıl kavuşacağımı
Hayal ediyorum
Bir fotoğraf açtım
Doğa niyetine seni izliyorum
Gökyüzünde mavi kuşlar
Hayal ediyorum
Bir dizi şiir açtım
Satırlarında seni arıyorum
Maviye çalan gökyüzü yazıyor
Seni anımsıyorum
Bir beyaz sayfa açtım
Belki yeniden başlarım diye
Semaya seslendim durduk yere
Sorarım rüyalarda mı buluşacağız sadece
Bir nefeslik yol açtım
Benden sana uzanan
Ördüğüm duvarları yıktım
Yeter ki sen gel diye

KAYIP

KAYIP

Sen gittiğin günden beri
Geriye bakar oldum
Ellerimizi tuttuğumuz o yere
Pek uğrar oldum
Yanağını sevdiğim o anı
Çok arar oldum
Kendi bildiğini okuyan yanını
Fazla özler oldum
Aslında ben en çok
Sana sarıldığımdaki huzurumun
Hasretinde yanar oldum
Geçen yılların ardından
Sabırda çatlayan taş oldum
Aslında ben en çok
Bana bakan gözlerinin derininde
Sevilen bir kayıp oldum

ÜÇ VAKTE

ÜÇ VAKTE

Bir kalemin ucu gibi
Yazar mısın beni?
Mürekkebine bular mısın?
Gelmediğin günlerin ızdırabını da
Ekler misin içine?
Bir bakışına hasret kalan gözlerimin
Resmini çizer misin?
Bir hücrene dahi dokunamayan,
Tek başına, buz kesen ellerimi
Isıtır mısın?
Peki ya geçen zamanı,
Telafi eder misin?
Konuşulamayan her anın
Hasretini içine çeker misin?
Üç vakte kadar bir kuş uçurur musun;
Ayağı incilerle bezeli,
Aşk için kanatlanmış,
Bir gelecek için?

BOĞA

BOĞA

Ay’ın yüceldiği o yer,
Duyguların mekanla buluştuğu.
Bakımın, bakıcılığın
Bir anneliğin, bir babalığın
En güzel hali.
Serinkanlı, sabırlı, kararlı.
Bir o kadar da inatçı.
Muhteşem hafızasıyla
Ah bir de olsa kendisinin farkında.
Ona verilen gök çantasının içindeki,
Yeteneklerin ve güzelliklerin,
Gökten eline düşmüş güvenin, huzurun,
Ah bir farkında olsa.
Alıp da onları büyütse.
Şaraplar, ziyafetler, güzel kokular,
Sonu gelmez latifeler eşliğinde bir aşk.
Şahane bir kıyafet,
Lezzetli bir yemek.
Ne modacı ne de gurme,
O tüm yeteneklerin doğal sahibi.
Gölgeler içindeyken bazen,
Kıskanç, güvensiz, riskin dibine batan.
Bazen ise sıkı sıkıya olduğuna tutunmuş,
Değişimi reddeden bir boğa.
Sakın kırmızıyı gösterme ona,
Değişime zorlanmış gibi,
Sinirleniverir sonra.
Para, lüks, güzellik,
Güvenli huzurunun bir parçasıdır oysa.
Ah bir de olsa kendisinin farkında,
Yetişse tüm yetenekleriyle doğada.

PARLA

PARLA

Ben bakacağım
Sen anlatacaksın
Hiç tanımıyormuş gibi yapacağım
Yıldızlar gibi parlayacaksın
Sen kaybettiğin ümidinle
Yeniden doğacaksın
Bir anka kuşu gibi
Parlayan teninde
Bir yıldız eksikse
Gelirim bir yıldız gibi kaymaya
Kurşunlar saplanır göğsüne
Karanlıklar düşer zihnine
Ama ben yine bakacağım
Sen anlatacaksın
Yıldızlar gibi parlayacaksın
Hadi resmet hayatını
Kendini anlat
İçinde benim olduğum
Karala bir şeyler
Yıldızlar gibi parlayan
İçinde aşkı tarif ettiğin.
Bedeninden ibaret sandığın
Sevgiyle yoğrulan ruhun
Ama senin asla farkında olmadığın
Kaybettiğini sandığın ümidin
Bildiklerinin üzerini çizecek
Bir yıldız gibi parlayacaksın
Ben bakacağım
Sen anlatacaksın

AVARE

AVARE

Önce yaparım sonra düşünürüm
Bilmem ki ben plan yapmayı
Nedir o dediğiniz hesaplar
Yabancıyımdır ben hayatınıza
Gelir geçer genelde hayatım
Saplanıp kalmam bir şeye
Önce yaparım sonra düşünürüm
Bilmem ki ben plan yapmayı
Hesabım yoktur ki uysun çarşıya
Kendiliğinden gelişir uçsuz bucaksız
Hesapsız kitapsız
Önce koşarım sonra dururum
Bilmem ki ben plan yapmayı
Derler bana avare
Siz çok düşünürler değil misiniz avare?
İşim çoktur benim
Kaybedecek vaktim yoktur düşünmeye
Sorarım şimdi, kimdir avare?
Biraz başı boş biraz aylak
Yabancıyımdır bu meretlere
Düşünürler iyi bilir
Düşün düşün…