Browsed by
Tag: şiir

AVARE

AVARE

Önce yaparım sonra düşünürüm
Bilmem ki ben plan yapmayı
Nedir o dediğiniz hesaplar
Yabancıyımdır ben hayatınıza
Gelir geçer genelde hayatım
Saplanıp kalmam bir şeye
Önce yaparım sonra düşünürüm
Bilmem ki ben plan yapmayı
Hesabım yoktur ki uysun çarşıya
Kendiliğinden gelişir uçsuz bucaksız
Hesapsız kitapsız
Önce koşarım sonra dururum
Bilmem ki ben plan yapmayı
Derler bana avare
Siz çok düşünürler değil misiniz avare?
İşim çoktur benim
Kaybedecek vaktim yoktur düşünmeye
Sorarım şimdi, kimdir avare?
Biraz başı boş biraz aylak
Yabancıyımdır bu meretlere
Düşünürler iyi bilir
Düşün düşün…

FELEĞİN ÇEMBERİ

FELEĞİN ÇEMBERİ

Ben seni Venüs gibi sevdim,
Hoş, nazik, güzellikle.
Merkür gibi konuştum seninle,
Yüzeysel ama bilgili.
Ay gibi bağ kurdum seninle,
Anne şefkatiyle birlikte kadınsı.
Mars gibi cesaret ettim sana,
Koşarak geldim yanına.
Jüpiter gibi büyüttüm seni içimde,
Sana koşan adımlarımı da.
Satürn gibi yaşlanmayı seçtim seninle,
Birlikte bilgece öğrenmeyi.
Güneş gibi parlamaya çalıştım seninle,
Egomu yenip ruhumla gelmeye.
Feleğin çemberinden geçtim,
Sen diye diye.

KÜÇÜK BİR DAVET

KÜÇÜK BİR DAVET

Gizlice aradığın neydi?
Kendimde gördüğüm işte tam da buydu,
Belki de tüm insanlarda.
Sinsice orada bekleyen bir Plüton.
Evlerin ise en bilinmeyeninde.
Üstelik en karanlığı.
İşte ne aradığını itiraf etti.
Güç.
Ne hiddet ne küçümsemek işim,
Sadece anlamak.
Niye güç diye savaşır bu insanlar.
Görmüyor musun?
İçinde gizliden bir çatışma,
Yetmemiş dışına taşmış.
Hiç mi korkmazlar?
Yada sadece bilmek yeterlidir.
Güç dediğin sadece iyilik olması gerekirken
Hayatını mahvetmene içim razı değil.
Sen de razı olma.
Bir Plüton’a böylesine yenilme.
Aksine bir Plüton gibi dönüştür.
Dönüştür, ki gücün savaşçılığındansa
İyilik seni bulsun.

IŞIK

IŞIK

Anlayamadıkların birikince
Gözyaşlarınla bakarsın dünyana.
Bilmek içlerindeki boşluğu görmekse bile
Her biri varsayımdan ibaret, inan ışığa.
Sen,
Güzelliğinden içine sığdıramadıkların
Bugün başının üzerinde.
Yüklediğin anlamlar kaybolunca bir gün,
Çıkacak varlığının değeri günyüzüne.
Sen,
Değerini başkalarıyla atayan ruh,
Aradıkların hep kendinken,
Diyar diyar gezmenin faydası kime.
Beşer alır götürür, ışık ruha döndürür
Gözyaşların kurumadan,
Bir gün anlaman dileğiyle.

ARAFTA

ARAFTA

Ruhum kurtar beni derken
Sesimin uzandığı her anın saniyesinde
Yetişebilir miydi haykırışlarım onlara?
Ya sana?
İlk seslenişim değildi ki sizlere.
Belki daha kısıktı sesim,
Ama vardı yine sebeplerim.
Şimdi biraz daha can havliyle bağırıyorum sizlere,
Belki, bu kez işitirsiniz...
Derken bi' ümit sardı bedenimi,
Bu soğuğun karanlığında.
Canımı da koydum bir kenara.
Sanma sakın kendim için,
Şu yardım çığlıklarım.
Ruhumun aslı, bedenimden biraz ötede.
Ama hangi taşın altında?
Bir bilsem.
Ümitle sarılmış olan bedenim,
Sıcaklığını soğuğa teslim etmişken artık,
Karanlıkla bir oldu en nihayetinde.
Ben yetişemedim.
Ya siz?
Zamanın ötesinde
Bizimle bir olan ruhları gördüm,
Dokunmak mümkün değilken.
Siz şeytanın vücut bulmuş gölgeleri !
Teşrif edememişken çığlıklarımıza (!)
Bize kalkan olan
Sırlı perdelerin şeffaflığıyla,
Şahittir ki bu gözler
Dokunamadığımız nurdan kanatlılara.
Şimdi;
Sormayın nereden yazdığımı.
Yaşamla ölüm arasında,
Yaşamadan anlayamayacağın bir dünyada.
Biraz sevgiyle,
Bolca nefretle,
Çokça keşkeyle.
Yaşamla ölüm arasında
Bir yerde.



Depremde hayatını kaybetmiş olan tüm vatandaşlarımızın anısına...
Sevgiyle kalın.
MEÇHULİYET

MEÇHULİYET

Sanıyorum,

İnsanın iyiliği kötülüğünden gelir.

Ne kadar kötüyse o kadar iyi olabilir. İyiliği kadar da kötü.

İyilik vicdan meselesi.

Vicdanlı olan, kötülüğü kadar iyilik yapar.

Vicdanlı olduğu kadar da acımasızlığı vardır.

Acımasızlık ise vicdanın büyüklüğünden gelir.

Acımasız bir insan ya vicdandan gidiyordur,

Ya da vicdana dönüyordur.

Kötü olan ya iyilikten gidiyordur,

Ya da iyiliğe dönüyordur.

İyi dediğin ya kötülükten gidiyordur,

Ya da kötülüğe dönüyordur.

Sen giderken dönenler olmuş.

Söyleyin,

Kimin nereye gittiği

Nereden döndüğü

Meçhul.